artırmak

-i
1. artmak 的使动态: Allah artırsın! 愿真主赐福!Banka sermayesini artırdı. 银行增加了投资。Fabrika üretimi artırdı. 工厂增加了生产。
2. 竞价, 出高价
3. 节省, 节约, 节俭, 积攒: Parasının bir kısmını artırdı. 他攒了一些钱。Dişinden tırnağından artırdığı paralarla oğlunu okuttu. 他节衣缩食攒钱供他儿子上学。Bu paraları nasıl dişinden tırnağında artırdığını hatırlamıyor musun? 难道你不记得这些钱是如何节衣缩食攒下来的吗?
4. 超出, 超过限度

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • artırmak — i 1) Artmasını sağlamak, çoğaltmak 2) Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek 3) Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek 4) mec. Herhangi bir davranışta ileri gitmek Sen edepsizliği adamakıllı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dişten tırnaktan artırmak — dişinden tırnağından artırmak Sabah akşam nerde, kimin tarlasında iş varsa gittik, dişten tırnaktan artırdık, zorla üç beş kuruş sahibi olduk. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • boğazından artırmak — yiyeceğinden kısıp parasını artırmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kameti artırmak — 1) yüksek sesle konuşmak 2) ortalığı velveleye vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dişinden tırnağından artırmak — yiyecek giderlerini kısarak para biriktirmek Susuz Yaz adlı öykü kitabımı, oyunlarımı hep böyle dişimden tırnağımdan artırarak bastırdım. N. Cumalı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çoğaltmak — i 1) Miktarını, sayısını, ölçüsünü artırmak Şüphe yok ki ölçüsüz bir para israfı bu borçları daha çoğaltacak, hiç azaltmayacaktı. P. Safa 2) Çoğaltma makinesi kullanılarak sayısını artırmak, teksir etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • diş — is. 1) Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri 2) Çark, testere, tarak vb. çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri Çarkın dişleri tebessüm eder gibi tatlı bir ses çıkardı. S. F.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • NECEŞ — Değeri artırmak için almak. * Bir kumaşın pahasını artırmak. * Dağılmış şeyleri bir yere toplamak. * Örtmek, setretmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • akkuyruk — is., ğu, bit. b. Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir çay türü …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alevlendirmek — i 1) Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak Ateşi alevlendirmek. 2) mec. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak Davayı alevlendirerek zavallı beyimi üzmek istemem. H. R. Gürpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • arka müziği — is., tiy. Bir oyunda hareket ve sözlerin yanı sıra etkiyi artırmak için hafifçe çalınan müzik …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.